MUSTAFA PAŞA’DA (SINASOS) AYA NIKOLA MANASTIRI VE BİR DÖNEMİN İZLERİ
Eskilerin ‘Sinesun’ olarak bildiği, günümüzde Sinasos adıyla da anılmaya başlanan Mustafapaşa Kasabası Urgüp’ün 6 km güneyinde yer almaktadır ve Nevşehir il merkezine 26 km uzaklıktadır. Mustafapaşa volkanik bir tüf platosu üzerinde yer alan tepe ve vadilerden oluşmaktadır. Kasabayı güney-kuzey yönünde kat eden Bey Deresi, kasaba merkezinde batıdan gelen Gibos (bahçe) deresiyle birleşmektedir. Bu derelerin oluşturduğu vadiler ve yakın çevresi kasaba yerleşiminin çekirdeğini oluşturmaktadır. Cumhuriyet öncesinde nüfusunun önemli bir kısmını Rumların oluşturduğu Sinasos 19. yüzyılda kültür ve ekonomide başardıkları ile Kapadokya’da özel bir konum kazanmıştır. Bunda Sinasoslu Rumların o dönemdeki ekonomik güçlerinin payı büyüktür. Azınlık nüfusunun yoğun yaşadığı birçok Anadolu kenti gibi, 19.yüzyıl; kentleşme ve mimari gelişim açısından Sinasos’un atılım çağıdır denebilir. Sinasos’ta Türk nüfusun oranı, bu yüzyıllar boyunca %20-25 düzeyinde kalmış ve Türkler, devlet memuriyeti dışında, tarım ve hayvancılıkla geçinmişler, çoğunlukla Rum nüfusa ait çiftlik ve arazilerde çalışmışlardır. 1924′te Mustafapaşa nüfusunun 3A ‘ü Yunanistan’a gitmiş; yerlerine ise gidenlerden daha az sayıda Türk mübadiller (Selanik civarından) getirilerek kasabaya yerleştirilmiştir. Kasabanın yerli Müslüman-Türk halkı ve yerli halkla aynı milletten olmalarına rağmen kaynaşmaları onlarca yıl alan mübadillerden oluşan bu yeni topluluğun ekonomik gücü ve kültürel seviyesi mübadele öncesi zenginliğe hiçbir zaman ulaşamamıştır.
Günlük hayatlarında dini inançlarına bağlı olan Sinasos’lu Rumlar çok sayıda kilise inşa etmiş ve kayalara oymuşlardı. Kasabada iki cemaat kilisesi yanında yakın çevrede yaklaşık otuz kadar şapel ve birçok manastır bulunmaktaydı. İki cemaat kilisesinden en eskisi Aziz Konstantin ve Helena Kilisesi olup kitabesinde Sinasos halkının gayretleri ve harcamaları ile 1729 yılında tamamlandığı yazılıdır. İkinci cemaat kilisesi ise Cebrail ve Mikail’e ithaf edilmiş olan 1840 yılında mimar ve duvarcıbaşı Papalazari tarafından inşa edilmiş, 1950′lerde de yıkılmış olan Baş Melekler kilisesidir.
Genellikle hasat zamanları, halkın tarlalarda olduğu günlerde işlev gören civardaki kır kiliseleri ve tapınaklarının en önemlileri, Aziz Nikolas Manastırı, Panaya Eleusa Kilisesi ve kayaya üç kat oyulmuş Aziz Vassilios Kilisesi’dir. Yazımızın da konusu olan Aya Nikola Manastırı-Kilisesi bu mabetler içinde Rumların dini hayatı içinde önemli bir yere sahip idi.
![]()
Kategori: Kapadokya Tarihi
